İnsanlar yiyor,içiyor bir de yoruluyorlar ya, nefis çalışıyor bazen çocuk aklı...düz mantıklarıyla, “olmaz” ‘ların hayatlarına henüz uğramamışlığıyla, “imkansız”, belki ancak şarkılarda duydukları bir sözden ibaretken, müthiş dünyalarının müthiş kahramanları onlar... :))
** “4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından
çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni
çalıştırsın diye yuttum." diyor.”
türk filmi demiş iken, yeşilçam gururla sunar bahanesiyle, 1950 - 1970 arası çekilmiş güzelim eski türk filmleri, D&R ve türevi mağazalarda 2.90 TL den geniş bir koleksiyon halinde satışa sunulmuş durumda...elalem eski klasiklere paha biçemesin, biz yok pahasına satışa çıkaralım... şimdilik en azından edinebileceğimiz bir mecra yaratılmış olması sevindirici...fiyat politikasını halihazırda anlayamamış olsamda, kuvvetle muhtemel,satışların filmde emeği geçen hiçkimseye fayda sağlamayacak olması 2,90 gibi bir ciklet ederini rahatça açıklayabilir... alın izleyin.
bir pencere pervazı ardında bir kadın geç kalmış hayatı bekler
söz vermiş saatler buluşmaz hep erteler umarsız bir öğle sonrası
şermin beklemekte, kim gelecekse zor, kaybolmuş bir hayatsa bu akan boş kalmış bir öykü, geç kalmış bir kadın ürkek, aklı yüklü, kadınlığın daha dündü belki zamansızlıktan ya da tek kalmışlıktan öyle yabancılaşmış unutmuş yaşamayı
yola bakan yüzler, dumanı bol günler geceleri bekler, söz olur azalır dertler yola bakan yüzler, dumanı bol günler geceleri bekler söz olur azalır dertler
bir pencere pervazı ardında bir kadın geç kalmış hayatı bekler
şermin beklemekte, kim gelcekse zor, kaybolmuş bir hayatsa bu akan boş kalmış öylü, geç kalmış bir kadın ürkek, aklı yüklü, kadınlığın daha dündü belki zamansızlıktan ya da tek kalmışlıktan öyle yabancılaşmış unutmuş yaşamayı
yola bakan yüzler dumanı bol günler geceleri bekler söz olur azalır dertler