remembrance
Kalmadı başka silahım,
Tükendi nefsi müdafalar
Bütün emanet bahaneler bitti
Artık zamanı gerçekler oyalar...
Kolaçan bir Pazar sabahı,
Herşey geç kalmış hayatta...
Yoldaki her tümsek sanki bir nemrut dağı,
Ardını kovalayan tek şey zamanla;
asfaltın zift kokan taşları...
22 Nisan 09
*********
Bir kaç fotoğraf karesinde kaldı
Ben yine konuşuyorum
Duruldu sular, bahar kapıda, güneş tepelere yerleşti
Bu kaçıncı bahar arifesi, ben kaçıncı bahar temizliğindeyim?
Yıl yıl mı saysam, hatıralardan bir demet mi yapsam?
Ben hangi hayallerin yolcusuydum, hangi durakta indim de kalakaldım?
Neyi bekler vaziyetteyim, ya da kendimi bekler sanırken koşar adım ilerleyen zamanın esiri miyim?
Cevapsız sorularımla, düşünmediğimde devrana kapılmış saatlerimle, düşündüğümdeyse dönen dünyayı durdursam diye diye,
Ne buradayım, ne başka yerlerde…
Sanki küçük bir kar küresinde elimde küreğimle, başımdan büyük yüklerle baş ediyorum.
Sonra sanki kocaman bir alemde, kocaman ellerimle dünyayı değiştiriyorum.
Ne birilerinin kahramanıyım, ne de gitgide eriyen bir kar tanesiyim.
Bazen sızlayan bir vicdanım, bazen umarsız bir sesim.
Düşlerime hayran bir kısım, bazısıysa nefret eder gerçeğe uzak demlerden.
Ben bir ordayım bir başka yerlerde…
Ne göz ardı edebilirim meraklı gözleri, ne de cevap verebilirim ahiret suallere
Bir bilsem, bir karar verebilsem
Belki gerek kalmazdı tonlarca düşünceye
Senelerle kolaylaşır sandığım onca kerametsiz vesile, bilseydim daha da zor olacak, zamanında keser atardım bu damarları
Karşı dursan dert, durmasan içinde yara
Ya kendinden ödünler yolda, ya başkalarına öfkeler daim ola
Bu nasıl zalimlikmiş, ne burada varım, ne oralarda
Aklımı bağladım
Kocaman bir direğe
Bekledim ki koşup kaçsın yırtsın iplerini diye
Ama durdu
Duraksadı
Kaldı öylece
Bilseydim boyun eğecektim her gelen devire
Bilseydim ki kabullenecektim her şeyi sessizce
Ya baştan siler atardım kendimi ya da baş koymazdım asi hallere
Kendime mi şaşırsam, yoksa kabullenişimi mi kabullensem
Hiçbirini yapamadım
Ben ne o olabildim ne bu
Belki sandığım kadar asi olamadığım gibi
Olamam o kadar başım önde
Dayanamam huzursuz telaşlara
Sonu gelmeyen ani kararlara
Kalbimi bağlasaydım da böyle durur muydu?
Sorgusuz kabullenir miydi her bir şeyi?
Sanki alın yazısıymış gibi
Sanki alın yazılarına inanırmış gibi
**************
Narin yapraklardan taçlar var başında
Geceye aldanmamış, kenar sokaklarda
Kokun değdi tenime
Rüzgârın estiği her yol, her kımıldayan yaprak,
Sana doğru
Kalbindeki esaretimle zaman durdu
Saçlarının kıyılarına savruldum ben
Yüzünün her köşesini ezberledim
Dönüp dönüp bana baktığın her anı aklıma koydum
Tekrar tekrar izledim gidişini
Tekrar tekrar savrulup saçlarında, kayboldum
Kış tarifesinde gönlüm durgun
Gitgide uzaklaşan gözlerin yorgun
Yüreğime attığın her kelime bir kurşun
Ne ben seni aradım ne sen durdun
Kalbime koyduğun sevda bir vurgun
Ben her gittiğimde sen sustun
Ben her dönüp seni yine sevdiğimde sen yine sustun
**********
Aşkının gemileri sularıma girdi
Çoktan kalbime oturdu
Kaçıncı yenilmem bu sana karşı
Kaç kere daha aldanır başa sararım bu sevda masalını
Kim bilir sen giderken dönen devranları
Ve hiç dönmeden duran dünyamı
Kimse bilmez sen geri geldiğinde
Döne döne başıma düşen yıldızları
Aklının bir köşesine yerleştim
Mutluyum, sen beni bir gün düşünürsün diye
Umutlar şüpheleri kovalıyor
Ne zaman yüreğin benim için çarpsa
Yüzüme bir gülümseme yerleşiyor
Sen beni kandırsan da
Kalbim sana kanmaktan vazgeçmiyor



0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home