self-portrait
Bir kaç nefes ötede,kendine başkalarının gözünden bakmaya çalışırıken, yeni çocukluk hayalleri peşinde,
28'inde,
çekmeceler dolusu 25 seneyi yeniden yaşasa diye,
tuhaf duygularin çemberinde...
kendisi çemberin ortasında,
uzun bir direkte,
dirsekleri kaşınıyorsa da, eskittiği masaları suçlamıyor.
artık mavi rengi daha cok sevecek,
bir balerin gibi dansedecek,
tütüleriyle, yastık altı yedi yaş dişlerine periler bekleyecek,
daha çok gülümseyecek,
daha az direnecek mutlu sarı sabahlara,
kışı daha az özleyecek,
çünkü günlerini kara öğle-sonralarına benzetmeyecek,
sevmeyecek onu sevmeyeni,
onu sevenden de vazgecmeyecek,
çünkü hatalarını sevmeyi öğrenecek,
kendi seçtikleriyle mutlu olmayı öğrenecek,
yetinmeyi keşfedecek,
önce kendini, sonra çemberini sevecek...
..
nefesi daralıyor,
sayfalara attığı tarihlere inanmak öyle zor...
öyle zor ki yine içi kararıyor...
geleceği resmetmek zor,ama geçmisi değiştirmek imkansız.
hani derler imkansız diye birşey yok, zor elde edilenlerse hep daha değerli.
seçmek değil mühim, kabullenmek zor.
düşleri yarına kurmak varken, maziyle oynamak neden?
çabalayıp yıkılmaktan mı korkuyorsun?
korkunun başa geleceğe faydası yok...
deli deli olsan sana faydası yok...
ah bir dursan...
o düş-ünce zindanından dışarı bir çıksan...
artık nefes alsan!
kayıp gidenlere geçmiş olsa, sen de artık affolsan...


0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home