inan mk
Başkalarından medet çıkıldı yola.
Bu destansı kervanı durdurulamaz yapan, içindeki deli ağıtların divane aşklara yakılmasıydı.
Yolların hacmine gözler yumuldu, dağların başı duman, etekleri kar, yolları geçit vermez oldu.
Yılmadı toprak ileriyi gösterdi.
Şafak peşinde, karanlık eşikte hiç durmadılar.
Yol boyu karnı tok, yüreği aç gözler, ne dik yamaçlardan dem vurdular, ne aşklarına şüphe koydular.
Gece boyu, gün boyu döküldü bulutlar.
Yağmurdan bir damla yakaladılar.
Avuçlarında umudun ıslaklığı, adımlarında kara göz kararlılığı, havada asılı kalmış zamanı kandırdılar.
Sevmekten korkmadılar.
Denizin ufku okşayan dalgalarına karıştılar.
Bir karnavala dönüştü yolculuk.
Kara otlar eğildi yollarına, kuşlar siper aldı yanlarında, telli duvaklı patikalardan geçtiler.
Meydan okudukları ölümler kadar çiçek açtı ağaçlar.
Meyvaları yuvarlandı önlerine, yokuşları düzledi dallar.
Uzaklarda çarpan kalpleri, önlerine düşürdü yıldırımlar.
Sevilmekten kaçmadılar.
Dereboyu yüzdüler, yolboyu yürüdüler.
Boylarını aşan acılara göğüs gerdiler.
Dimdik geçitlerde başları dik beklediler.
Bir gün gidenin, bir gün geleceğine inandılar.
Sevgiye inandılar.
İnançlarına kilometrelerce bel bağladılar.
Başlangıçların bittiği yerlere, yeni umutlar koydular.
Yaşarken ölmenin bile, yaşandığı sürece güzel olduğuna inandılar.
En canı yanmış hayatın bile daha filizlenecek tohumları olduğu için yollarını bırakmadılar.
Sevgiler kalplerini terketsede, kalpleri kendilerini terketmediği için savaştılar.
Milyonlarca kurşun yarasına bedel acılar, anılar harcadılar.
Eninde sonunda, parçalanamaz kancalarla, yine birbirlerine bağlandılar.
Her kırığın bir yara bandı olduğuna inandılar.
Her söküğün bir terzisi, her acının bir telafisi olduğuna inandılar.
Ömür denen şeyin inanmadan geçmeyeceğine inandılar.


0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home