I want you
Daha çok büyüleneceğiz. ((for sure.))
8-9 küsur sene önce olsa gerek, kaybedenler klubunun neredeyse her şarkı arasını "I want you" ile doldurduğu zamanlar. Anlatmaya değer hikayeler anlatan bir arkadaşım vardı,dinlemeye değer kılan bir uslupla anlatırdı.Beraber I want you sözlerini çıkarmaya çalışmıştık.başarmıştık da. Pek sakin veya aklı-salim günlerimiz değildi. Bir süre sonra bu şarkıyı artık dinlemeyelim demiştik. AKM arkasındaki eski Sarıyer dolmuşlarından istiklalin ağzındaki ışıklara kadar otalama 3, Trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçerken en az 8, burgerking hizasından büyükparmakkapı sokak arası, o ana kadar geçen ortalama "10" düşüncesinden, 2-3 le sınırlı , Piya (kelaynak) sınırlarına girildiği vakit en kabasından hesapla en az 12 kişiye aşık olmuş olurduk. Üzerimizde bir serdengeçtilik de vardı, sonra hakan şahane tindersticks,şahane portishead çalardı. Şahane zamanlardı."I want you" dan bir süre uzak durmak gerektiğine, bir anlık gazla, aşık olup unuttuğumuz yabancıların sayısındaki artışla,hayatımızda o zaman bile yeteri kadar melankoli olduğu inancıyla, arjantin bardaklarının dibindeki birayı "hadi hadi hadiii fondippp" yapma galeyanıyla karar vermiştik. Sonra gizliden dinlememiş olma ihtimalimiz kaybedenler kulubunun o ara I want you çalmayı bırakmış olma ihtimali kadar düşüktü muhtemelen. Marvin Gaye - I want you dinleyerek devam ettik yürümeye bir süre:) Ama seneler güzelinden çekti gitti, unutulmuş anıların üzerine, yakın bir zamanda, sıradan bir günde şeker gibi Fiona Apple'ı, Elvis Costelloyu şahlandırırken gördüm... ne sözüydü, ne dinlememesiydi...Hatta en şahanesinden dinlenmesi gereken, üzerine saygı duruşu niteliğinde her türlü ritüeli hakeden bir performansı gizli tutmak haince olurdu.Biri demişti ki "olmuşun tekrarı olmaz", doğruydu , çünkü bu bambaşka birşeydi.


1 Comments:
ve yaklaşık bir yıl kadar sonra..
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home